layout styles

Ticari faaliyette bulunurken bunu bildirimsiz olarak terk etmenin suç olduğunu biliyor musunuz?

İcra ve İflas Kanunu ‘Ticareti Terk Edenler’ başlıklı m.44’e göre; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyeti ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklılarının bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur…” şeklinde olup, ‘Ticareti Terk Edenlerin Cezası’ başlıklı m.337/a’ya göre; “44. Maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…” şeklindedir.

Buna göre, İ.İ.K. m. 44 hükmü gereği ticareti terk eden bir tacir, keyfiyeti on beş gün içerisinde kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya zorunlu olup aksi halde İ.İ.K. m.337/a hükmünde öngörülen yaptırımın uygulanması söz konusu olacaktır.

Unutulmamalıdır ki günümüzde birçok hukuki ihtilafın varlığı sabitken ve önleyici avukatlık sisteminin öneminin arttığı bir dönemde kanun koyucu tarafından öngörülen zorunluluk dışında ticari hayatın sorunsuz sürdürülmesi ve ileride doğacak ihtilafların bir nebzede önüne geçme veya haklılığını ispat açısından EHİS önleyici avukatlık sisteminin önemi bir kat daha değer kazanmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.