Büromuz tarafından geliştirilen E-HİS Önleyici avukatlık sistemi ile gerek müvekkil firma eğitimleri gerekse de sanayi bölgeleri tarafından düzenlenen eğitimlere katılmak sureti ile günümüzde sürekli değişen kanun, yenilikler ve sürekli değişen sorunlar karşısında bilgilendirme eğitimleri düzenlenerek firmaların güncel bilgi ile donatılması sağlanmaktadır.

İnsanlara karşı ne zorbalığa başvurun, ne de ezilip büzülün.

En etkili yol, hem güçlü hem vicdanlı olmaktır.

GÜNCEL KONULAR

Avukatlık Kanun’un 35/3 göre, esas sermayesi 250.000 TL ve üzeri olduğu halde sözleşmeli avukat veya bünyesinde avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmeyen anonim şirketlere Cumhuriyet Savcısı tarafından, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir. Bu bağlamda, sözleşmeli avukat veya bünyesinde avukat bulundurmayan anonim şirketlere şirket merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından verilecek idari para cezası sabittir. Söz konusu avukatlık hizmetleri sadece danışmanlık faaliyeti için geçerli olup dava ve diğer işler için ayrıca ücretlendirileceği öngörülmüştür.

Unutulmamalıdır ki günümüzde birçok hukuki ihtilafın varlığı sabitken ve önleyici avukatlık sisteminin öneminin arttığı bir dönemde kanun koyucu tarafından öngörülen zorunluluk dışında ticari hayatın sorunsuz sürdürülmesi ve ileride doğacak ihtilafların bir nebzede önüne geçme veya haklılığını ispat açısından EHİS öneyici avukatlık sisteminin önemi bir kat daha değer kazanmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU uyarında daha önce verbis kaydı için belirlenen süreler aşağıda açıklanan tarihlere kadar uzatılmıştır.

Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularına 30.06.2020 tarihine kadar sicile kayıt ve bildirim
Yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi sorumlularına 30.06.2020 tarihin kadar sicile kayıt ve bildirim
Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek veya tüzel kişi sorumlularına 30.09.2020 tarihine Sicile kayıt ve bildirim
Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularına 31.12.2020 sicile kayıt ve bildirim
Yukarıda tarihlere kadar içerisinde belirtilen nitelikteki firmaların gerekli çalışmaları yaparak öncelikle veri envarteri çıkartmak sureti ile verbis sistemine kaydının yapılması gerekmektedir

Not: Unutulmamalıdır ki söz konusu süre uzatımı sadece verbis kaydına ilişkin olup ilgili kanunun diğer kısımları yürürlüktedir. Günümüzde birçok hukuki ihtilafın varlığı sabitken ve önleyici avukatlık sisteminin öneminin arttığı bir dönemde kanun koyucu tarafından öngörülen zorunluluk dışında ticari hayatın sorunsuz sürdürülmesi ve ileride doğacak ihtilafların bir nebzede önüne geçme veya haklılığını ispat açısından EHİS öneyici avukatlık sisteminin önemi bir kat daha değer kazanmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12/5 uyarınca “İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir gereği firmanızda herhangi bir nedenle (çalışanların izinsiz veri çıkarması, firmanızın hacklenmesi vs.) veri sorumlusu tarafından korunması gereken verilen 3. Kişilerin eline geçmesi halinde Kişisel verilerin korunması kurumuna bildirim yükümlüğünü dikkat edilmesi gerekmektedir.

Günümüzde birçok hukuki ihtilafın varlığı sabitken ve önleyici avukatlık sisteminin öneminin arttığı bir dönemde kanun koyucu tarafından öngörülen zorunluluk dışında ticari hayatın sorunsuz sürdürülmesi ve ileride doğacak ihtilafların bir nebzede önüne geçme veya haklılığını ispat açısından EHİS öneyici avukatlık sisteminin önemi bir kat daha değer kazanmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.

Günümüzde birçok senet metninde “ihtilaflar halinde ………… mahkemeleri yetkilidir.” Şeklinde metin yer almakta olup bu metin taraflar arasında yetki sözleşmesi olarak fiilen uygulanmaktadır. Yıllardır süren bu şekilde ki işlemler yargıtayın ilgili dairesi tarafından söz konusu yetki sözleşmesinin senedin tarafları tacir olması halinde geçerli olacağı tarafların tacir olmaması halinde bu yetki sözleşmesinin geçersiz olacağı ve genel esaslara göre söz konusu senedin yetkili mahkemesi belirleneceği karara bağlanmıştır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.

Günümüzdeki en büyük hukuki ihtilaflardan biri de işçi ve işveren arasındaki arasında bulunan davalarıdır. Bu davaların bir çoğunun sebebi işçinin alacaklarını alamaması veya işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile açılan davalarıdır. Öncelikli olarak firmaların işçinin almış olduğu ücret, fazla mesai , resmi tatil ücret alacakları vs. gibi özlük hakları bu davaların temelini oluşturmaktadır. İşveren tarafından bu hususlara dikkat edilmemesi nedeni ile veya kayıtların hatalı tutulması sonucunda işçiler tarafından iş sözleşmesi iş kanunu 24/e maddesi uyarınca işçinin haklı bir nedene dayanarak fesihi ile kıdem tazminatı alabilir. Ayrıca ödenmemiş olan hakllarını da ayrıca faizi ile birlikte tahsil edeceği gibi SGK tarafından firmalar yüksek tutarlı idari para cezaları ile firmalar karşı karşıya kalmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.

İcra ve İflas Kanunu ‘Ticareti Terk Edenler’ başlıklı m.44’e göre; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyeti ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklılarının bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur…” şeklinde olup, ‘Ticareti Terk Edenlerin Cezası’ başlıklı m.337/a’ya göre; “44. Maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…” şeklindedir.

Buna göre, İ.İ.K. m. 44 hükmü gereği ticareti terk eden bir tacir, keyfiyeti on beş gün içerisinde kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya zorunlu olup aksi halde İ.İ.K. m.337/a hükmünde öngörülen yaptırımın uygulanması söz konusu olacaktır.

Unutulmamalıdır ki günümüzde birçok hukuki ihtilafın varlığı sabitken ve önleyici avukatlık sisteminin öneminin arttığı bir dönemde kanun koyucu tarafından öngörülen zorunluluk dışında ticari hayatın sorunsuz sürdürülmesi ve ileride doğacak ihtilafların bir nebzede önüne geçme veya haklılığını ispat açısından EHİS önleyici avukatlık sisteminin önemi bir kat daha değer kazanmaktadır.

Dikkat! Bu web sitesinde yer alan açıklamalar tamamen genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup yer alan bilgiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kabul etmemekle birlikte Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği madde 9'da açıkça belirtilen, “İnternet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olmayacak şekilde” kendisini ifade etme hakkına sahiptir" ilkesine dayanılarak bu doğrultuda hazırlanmıştır. Gerek kanun gerekse de içtihat değişiklikleri olabileceği gibi her olaya ilişkin olarak uygulanacak ayrı çözüm önerisi ve detaylı hukuki bilgi için avukatlık büroları ile iletişime geçmenizi öneririz.